Avrupa Birliği ve İnsan Hakları
 

İnsan hakları savunucularını korumak, AB'nin dış politikasının insan hakları alanındaki en önemli önceliklerindendir. İnsanların temel haklarını korumak ve güçlendirmek için bazen hayatları pahasına mücadele eden insan hakları savunucuları, bulundukları toplumların değişiminde öncü rol üstlenirler.

Bu alandaki etkinliklerini daha etkili kılmak için, AB 2004'te İnsan Hakları Savunucuları Hakkında İlke Kurallarını kabul etti. Bu İlke Kuralları insan hakları savunucularına sağlanabilecek korumayı ve yapılabilecek yardımları açık bir şekilde ortaya koymaktadır. 2004'ten bu yana AB, belgedeki eylemleri yerine getirmek için birçok girişimde bulundu. Yapılan çalışmalar ve kazanılan deneyimler ışığında, İlke Kuralları gözden geçirildi ve AB belgenin yeni halini Kasım 2008'de kabul etti.

Yerel düzeyde, AB Türkiye Delegasyonu Türkiye'deki AB diplomatik misyonları ile birlikte 2011'de "Türkiye'deki İnsan Hakları Savunucularının Korunması ve Desteklenmesine İlişkin AB Yerel Stratejisi"ni kabul etmiştir. Strateji 2012 ve 2015 yıllarında güncellenmiştir. 2015 yılında güncellenen stratejiye buradan ulaşabilirsiniz.(İrtibat görevlileri 2016 yılında  güncellenmiştir.) Bu strateji Türkiye'deki İnsan Hakları Savunucularından (İHS) alınan bilgilerle hazırlanmıştır. Söz konusu strateji, özellikle İHS'lere etkin destek sağlanması ve Türkiye'de İHS'lerin durumlarının izlenmesi amacıyla, AB'nin İnsan Hakları Savunucularına yönelik Yol Gösterici İlkeleri'nin AB misyonları tarafından uygulanması için bir rehber görevi görmektedir. Bu strateji çerçevesinde, AB Misyonları ile İHS ve STKlar arasında her yıl toplantılar düzenlenmesinin yanı sıra, gerektiğinde yerel düzeyde destek vermek üzere bir irtibat görevlisi tespit edilmiştir.

İlke Kuralları'nın yanı sıra DİHAA kapsamında insan hakları savunucularına finansal destek sağlanmaktadır. 2011–2013 döneminde insan hakları savunucularına yönelik dünya genelinde 22.16 milyon avro destek verilmesi öngörülmektedir. 2014–2020 döneminde insan hakları savunucularına yönelik dünya genelinde 37.5 milyon avro destek verilmesi öngörülmüştür.